top of page
  • Yazarın fotoğrafıSedat Onat

Akıl Hastanesini Ele Geçiren Deliler: Carlos Ghosn 'un hikayesi


Hikayeye devam

Bu makalede dünyanın en başarılı CEO ‘larından olayı Carlos Ghosn ‘un hayat hikayesine kaldığımız yerden devam edeceğiz.


Hikayenin ilk kısmına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz;



Akıl Hastanesini Ele Geçiren Deliler...

Renault & Nissan & Mitsubishi Alliance ‘ın Başarılı CEO ‘su Carlos Ghosn 19 Kasım 2018 ‘de Japonya ‘da gözaltına alınıyor.


O tarihte 65 yaşında olan Carlos Ghosn, bir süre sonra Japon adaletine olan güveni kayboldu ve hayatını suçsuz yere Japon hapishanelerinde noktalayacağına inandı.


Nissan ‘ın Renault altında birleşmesinin hazırlıklarını yapan Carlos Ghosn, bu birlikteliği istemeyen Nissan ‘ın aylar öncesinden başlattığı bir planın kurbanı olmuş ve hayatı bir daha geri dönülemeyecek şekilde değişmişti.


Her ne kadar kendisinin de süreçte majör hataları olsa da, bu süreç tarafların hiçbirine fayda sağlamayacaktı.



Carlos Ghosn Tarafı - Kök Sebep: Geliri Konusundaki Rahatsızlıkları

Carlos Ghosn, her ne kadar Japonya ‘da en çok maaş ödenen kişi olsa da, kendisini dünyanın önde gelen otomobil üreticileri ile karşılaştırdığında çok daha az maaş aldığını görüyordu. Çünkü Ghosn Nissan ‘ı Japonya çapında değil, dünya çapında büyük bir firma haline getirmeye çalışıyordu. Ve bunda da herkesin kabul ettiği gibi epey başarılıydı.


Ghosn ‘un anlatımı ile, Japonya gibi gururuna düşkün bir ülkenin büyük bir firması için, yabancı birinin gelip onları kurtarması kolay kabul edilebilir birşey değildi. Onlar bunu isteyerek değil mecbur kalarak yapmışlardı.


Carlos Ghosn ‘a GM ‘den teklif gelmesine rağmen, ciddi sıkıntılar ile boğuşan Nissan ‘ı bırakmayı doğru bulmayıp gelen teklifi reddetmek zorunda kalmıştı.


Ghosn Alliance ‘ı öyle bir noktaya taşımıştı kli, yılda 10 Milyon araç üreten Renault & Nissan & Mitsubishi ortaklığı yetmediği gibi, Fiat Chrysler ‘i de bu Alliance ‘a katarak yılda 14+ milyon aracın üretildiği bir Alliance ‘ın başında olmayı hayal ediyordu. Bir nevi Global CEO olmak...


Ama buna rağmen, Dünya çapındaki diğer tek bir firmayı yöneten CEO ‘lar kadar ücretlendirilmeyip, onlardan çok daha kompleks bir yapıyı yönetmesi onu yıpratıyordu.


Ghosn ‘un maddi gelir kaynakları

  • Chairman of Nissan

  • Chairman and CEO of Renault

  • Chairman of Mitsubishi

Böylelikle yıllık geliri 10-15 milyon doları buluyordu. Bu hali ile Japonya ‘nın en yüksek maaş ödenen kişisi oluyordu. Ama Fortune 500 ‘deki diğer CEO ‘lar ile karşılaştırdığında düşük kalıyordu.

Ortalama CEO Maaşları

Carlos Ghosn sürekli olarak aldığı ücretin az olduğunu savunuyordu. Alliance üyeleri de Ghosn ‘un bu eleştirilerinden korkarak, Ghosn ‘un her an görevinden ayrılabileceğinden endişeleniyordu.


Alliance üyeleri Ghosn ‘un bu eleştirilerini farklı alanlardan kompanse ederek kendisini mutlu etmeye çalışıyorlardı. Bu noktada Greg Kelly ‘nin rolü olduğu düşünülüyor [#20].


Ghosn En büyük ve en iyi olmanın peşindeydi. Ve bu sonun başlangıcı oldu.



Nissan Tarafı Kök Sebep: Alliance ‘ın Merger ‘a Dönüşmesi

Her ne kadar Fransa Devletinin payı [SO1] ile Nissan ‘ın payı aynı oranda olsa da, 2015 yılında çıkarılan kanun [SO2] ile Fransa Devletine 2 oy hakkı verilmesine rağmen, Nissan ‘ın ise oy hakkı bulunmuyordu.

Renault ve Nissan Ortalık Oranları

Ghosn ‘a göre, Nissan tarafındaki ilk rahatsızlık bu noktada başlamıştı.


2018 ‘e Gelindiğinde, Renault ‘un artık bu Alliance ‘ın Merger ‘a evrileceğini anlayan Nissan, bunu engellemenin yolunun Ghosn ‘dan kurtulmak olduğuna inandı.

Renault ve Nissan 'ı Aynı Şemsiye Altına Alma Planı

Carlos Ghosn ‘un yakalandığı son gün dahil Alliance ‘ın Merger ‘a doüşmesini engellemeye çalışıyorlar ama artık dönülmez bir noktada olduklarını anlayınca Ghosn üzerinden harekete geçmeye mecbur kalıyorlar.



Carlos Ghosn 'daki Güç Zehirlenmesi ve Değişimi

Carlos Ghosn Zaman içerisinde giyiminden ailesine kadar farklı alanlarda değişimler yaşamaya başladı. Bir nevi güç zehirlenmesine yakalanmış gibiydi.


Carlos Ghosn o kadar uzun zaman bu birliğin başında kaldı ki artık kendisini bu birlikten daha büyük görmeye ve hatta onu kendisininkiymiş gibi hissetmeye başlamıştı. Aslında bütün bunları hakkı olduğunu düşünerek bilinçsizce yapıyordu.


Versailes sarayındaki doğum günü kutlaması ise onun bir nevi tabutuna son çivi oldu.



Hakkındaki Suçlamalar

Ghosn Hakkındaki suçlamalar esasen 2011-2018 yılları arasındaki gelirlerini bildirmemesine ve yaklaşık 5M USD civarındaki bir tutarın Nissan ‘dan alınıp kendi aile firmalarına aktarılmana dayanıyordu. Esasen 2011-2018 yılları arasındaki gelirini yine kendi japon danışmanlarına danışarak bildirmişti.


Hari Nada, Carlos Ghosn ‘a açılan davdaki anahtar kişi olduğuna inanılıyor [#20].


Andy Palmer ‘ın deyimiyle, tüm hayatını işine adayan başarılı liderler için Kişisel ve Tüzel alanlar bazen birbirine geçer. Bu da bazen hangi masrafın iş ile hangi masrafın özele ait olduğunun karışması anlamına geliyordu.


Örneğin özel gezileri ve tatilleri için Nissan ‘ın uçağını kullanıyor. Ve kendisine verilmeyen maaş zammından dolayı bunu kendinde bir hak olarak görüyordu.


Aynı şekilde ikamet ettiği bazı evler yine firmaya aitti. Bunlara Hawai ‘deki lüks rezidans da dahildi. Ayrıca bir de şirket üzerine bir yat alınmıştı. Kendi anlatımıyla, “Bunlar bana ait değil, nihai olarak yine şirekete ait” diyordu. Ama firmanın finansal gücünü kendi lüks yaşantısı için kullanması hiç hoş karşılanmamıştı.


Çizgiyi o kadar aşmıştı ki, Marie Antoinette temalı doğum gününü Versailles Sarayı ‘nda ailesi ile birlikte kutlamıştı. Bu suçlamaya karşı bunun aslında Alliance ‘ın 30ncu yılının kutlaması olduğunu ve kendisinin 60ncı yaşı ile denk geldiğini savunmuştu. Oysa ne Renault ne de Nissan ‘dan kimse o kutlamaya gitmemişti.


Nissan tarafında stres gün geçtikçe artıyordu. Ghosn ‘un yönetim şeklinin daha çok diktatötlük şeklinde olduğu görülüyordu. İlk zamanlardaki imajını zamanla kaybetmeye başlamıştı. Artık o eski gücünü haketmediği düşünülüyordu.


Tüm bunların üzerine, Renault ve Nissan ‘ı tam olarak birleştirmek istemesi, ki bu bir nevi Renault ‘un Nissan ‘a tam hakimiyeti demekti, Japon tarafın üzerindeki esas stres noktasıydı. Amacı Fransızların Nissan ve Mitsubishi ‘deki gücünü olabildiğince artırmaktı. Bu da özellikle Nissan içindeki tansiyonu gün geçtikçe artırdı.


Ve nihayetinde 2018 ‘deki yakalanışına kadar gidecek yolu açtı.



Delillerin Toplanması

Ghson ‘a açılan davadaki “Kali 10 Compensation Investigation Report” ‘a baz delillerin toplanması aşamasında özellikle de “Nectarine” kod adı ile kendini gizleyen, Ghosn ile dirsek dirseğe çalışan Hari Nada kritik rolü oynadı [#20]. Savcılar tarafından delilleri sağlaması yönünde tehdit edildiğini belirten Hari Nada, bir nevi kendisini korumak için patronunu satmış oldu.


Ghosn ‘un yıllardır planladığı şekilde Renault ve Nissan ‘ın tam bir birleşmeye gitmesi (Merger) halinde, Renault ‘daki diğer çalışanlar gibi terfi alamayacağından endişe eden Hari Nada, Nissan ‘ın üst yöneticileri tarafından bu birleşmenin engellenmesi için anahtar kişi olarak görüldü.


Hem savcılar hem de Nissan yetkilileri ile anlaşma yapan Hari Nada, patronunu kendi geleceği için satan biri profiline oturdu. Ama nihayetinde terfi yerine tenzil-i rütbe yapılarak pasif göreve alındı.


Ghosn, Kendisine kurulan bu kumpasın en az 12 ay evvelden planlanıp devreye sokulduğuna inanıyor. Ki Hari Nada ‘nın açıklamalarına bakılırsa bu süre daha da uzun gibi.


Carlos Ghosn ‘un yakalanma sürecine giden yoldaki delil toplama süreci aşağıdaki makalede detaylandırılmıştır;



Carlos Ghosn ‘un Yakalanışı ve Gözaltı Süreci

Hakkındaki soruşturmadan tamamen habersiz olan Ghosn, N155AN numaralı Golfstream G150 özel uçağı ile 19 Kasım 2018 ‘de Tokyo Havalimanına iner inmez, uçağına giren polis güçleri tarafından gözaltına alındı [#10].


Gözaltına alındığında avukatı olmadan sorguya alındı.


Yaklaşık 108 gün gözaltında kaldıktan sonra aşağıdaki şartlar ve belirli bir kefalet dahilinde salıverildi;

  • Ülkeyi terkedemez

  • Sürekli resmi gözetim altında bulunacak

  • -- Bulunduğu otelde kameralar ile izlenecek

  • -- 2 Görevli sürekli onu fiziken takip edecek

  • Özel kontrol haricinde [SO3] İnterneti kullanamaz


15+ Yıl [SO4] hapsi isteniyordu. Kendisinin değimi ile “Beni orada ölene kadar bırakacaklar[SO5] ” diyordu


Ghosn ‘un yakalandığı gün olaran 19 Kasım 2018 ‘de, Nissan ‘ın Ghosn ‘a ait olan yerleşkelerden sadece Japonya ‘da olanlarına arama yetkileri olmasına rağmen, diğer ülkelerdeki yerleşkelerine de “Nissan Yetkilisi” sıfatı ile girilmişti. Girilen yerlede kendisine ait tüm döküman, bilgisayar ve hard disk ‘ler toplandı.



Greg Kelly

Medyada çok geçmese de Ghosn ile birlikte Greg Kelly de, Ghosn ‘un gelirinin eksik bildirilmesinden sorumlu tutulduğu için Japonya ‘da tutuklandı. Kelly 30 yıldan uzun bir süredir Nissan ‘da çalışmaktaydı [#06].


Kendisinin konuya dahil edilmesi ise şöyle oluyor; Ghosn gibi kendisi de Japonya ‘ya çağırılıyor. Yöneticisinin asistanı tarafından takvimine Japonya ziyareti konuluyor. Kendisi bunun neden olduğunu anlamadığı için Hari Nada ‘yı arayıp soruyor. Kelly, kendisinin boynundan ameliyat olması gerektiğini (Neck Fusion Surgery) ve bu görüşmenin online olarak da yapılabileceğini söylemesine rağmen, Hari Nada gelmesi yönünde ısrar ediyor. Hatta kendisine tarifeli değil charter uçuş ayarlanacağını söylüyor. Kelly mecburen kabul edip gidiyor. Uçaktan iner inmez bir minibüs ile uçaktan alınıyor. Yolda aracın önü kesiliyor ve kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alınıyor. 3 günlük gezi 3,5 yıllık hapis hayatına dönüyor [#06].


Ailesi Kelly ‘nin yakalandığını radyodan “Carlos Ghosn ve bir Maerikan vatandaşı yakalandı” haberini alınca öğreniyor [#06]. Kelly Ghosn ‘un da aynı gözaltı merkezinde olduğunu ise sonradan öğreniyor [#06].


Greg Kelly Çok kötü koşulların bulunduğu gözaltı merkezinde 37 gün geçiriyor ve 32 gün boyunca her gün saatlerce sorgulanıyor [#06].


37nci Günün sonunda kefaletle ev hapsine çıkıyor. Eşi ile birlikte dava sonuclanana kadar orada kalıyor [#06].


Japonya ‘da bu gibi davalar 2 yıl içinde bitirilmesine rağmen kelly ‘nin davası 2 yıl boyunca başlamamış bile [#06].


Greg Kelly 3 Mart 2022 ‘de serbest bırakılıyor.


Greg Kelly ‘e göre Nissan yetkilileri daha en başından Merger ‘a karşıydılar. Ve hatırı sayılır miktardaki üst düzey yönetici, Carlos Ghosn ‘un esasen Alliance ‘a zarar verdiğini düşünüyorlardı [#06].


Greg Kelly ‘nin verdiği bilgilere göre, Nissan Japonya ‘daki orta seviye yöneticilerden oluşan bir grup, yaklaşık 3 yıl öncesinde Ghosn ‘dan rahatsızlıklarını çok kısıtlı bir grup içinde dile getirip harekete geçmişler. Kurtuluşun Ghosn ‘un gitmesi üzerine oturtmuşlar ve bunun için deliller toplayıp, savcılar ile iletişime geçmişler [#06].


Greg Kelly ‘e göre, Carlos Ghosn igibi bir değeri kaybetmek Nissan ‘ın yararına olmadı. Böyle bir adamdan danışman olarak bile yararlanmak Nissan ‘ın çevre ile irtibatı, gelecek planları ve organizasyonel kabiliyet geliştirme anlamında ciddi avantajlar içeriyordu. Hatta, Carlos Ghosn ‘un Nissan için sözcü olması bile Nissan için olağanüstü değerliydi. Fakat Nissan bunları yapmayıp, onunla savaşmayı seçti [#07].


Greg Kelly ilk günden bırakıldığı güne kadar, her ne kadar Japon sistemini anlamasa ve korksa da, serbest kalacağına inanıyordu çünkü dava bir suç içermiyordu [#07].


Greg Kelly Serbest kaldıktan sonra eşi ile birlikte arabasıyla yaklaşık 1 yıllık bir geziye çıkıyorlar. Bu gezide onlara destek veren insanlarla görüşüp şükranlarını iletiyorlar. Ve hatta kendisi gözaltındayken doğan 2,5 yaşındaki torununu da bu gezide görme imkanına kavuşuyor [#07].


Yaşadığı olayları “Trajik” kelimesi ile özetleyen Greg Kelly, Otomotiv sektörüne tekrar dönmeyi düşünmüyor.


Carlos Ghosn ‘a bugün dahi büyük saygı duyan Greg Kelly, Nissan ‘dan yaşadığı yılları anlatan bir kitap hazırlığında [#07].



Kaçış Planı

2018 ‘de 64 yaşında (d:1954) olan biri için 15+ yıl hapiste kalmak demek, hayatını orada noktalamak anlamına geliyordu.


Ghosn tam bir çaresizlik içindeydi. Japonya ‘da hiçbir şekilde adaletli bir yardgılama yapılmayacağına inanıyordu. Çünkü ilk sorgulama bile avukat huzurunda yapılmamıştı. Ve bu kaçışa mecbur kalmıştı.


Bu sebeple kendisini ülkeden illegal yollardan gizlice kaçırabilecek birilerini aramaya başladı.


Eski polis ve askerlerden oluşan tim, havalimanlarının açıkları üzerine çalıştı.


Tim ‘in başındaki isim, Amerikan özel kuvvetlerinden emekli Michael Taylor ‘dı. Lübnan iç savaşında Lübnan ‘a taşınmış ve burada eşi Lamia ile tanışmış, özellikle Hristiyan halk ile yakın ilişkiler geliştirmişti [#08].


Michael Taylor bu iş için doğru isimdi.


Micheal Taylor ve içinde oğlunun da bulunduğu ekibi ‘de Japonya ‘ya geldi.


Ülke çapında çok iyi tanınan birinin kaçırılması hayli riskli bir operasyondu. İlk buldukları açık, Japonya ‘da dolaşma izini olan Carlos Ghosn ‘u izleyen ekibin, onun otele girişinin hemen ardından peşini bırakmalarıydı. Bu tim için bir ışık yaktı.


Kaçış planı devreye [SO6] alındı.

  1. Ghosn, Düzenli olarak Grand Hyatt otele gitmeye başladı. Buranın birçok giriş ve çıkışı vardı.

  2. Sonrasında da Tokyo ‘nun ana hub ‘larından olan ve halkın arasına rahatlıkla karışabileceğiniz Shinagawa istasyonuna gitti.

  3. Sornasında yüksek hızlı tren ile Japonya ‘nın 2nci büyük şehri olan Osaka ‘ya gitti.

  4. Bir sonraki durağı Osaka ‘nın ana havalimanı olan Kansai Haalimanı idi.

  5. Burada büyük bir müzik kutusunun içine girdi.


Kansai Havalimanı ‘nın seçilme sebebi, X-Ray cihazının müzik kutusunun giremeyeceği büyüklükte olmasıydı.


Uçak yaklaşık 12 saatlik yolculuğun ardından İstanbul Atatürk Havalimanı ‘na indi. Burada uçağın kiralandığı firmanın yetkilisi onu Lünan ‘a gidecek olan bir başka uçağa aktardı.


Olayın ortaya çıkmasının ardından Türkiye 4 pilot ile birlikte bazı görevlileri gözaltına aldı.



Ghosn Lübnan ‘da

Japonya ‘dan kaçtığında yanında hiçbir telefon numarası, email adresi veya herhangi bir döküman yoktu. Tümüne el konuşmuştu.


Ghosn bir açıklamasında, “Ben adaletten değil, adaletsizlikten kaçtım.” diyecekti.


Gelir gelmez bir basın toplantısı [SO7] yaptı ve kendini savundu.


Japonya Ghosn hakkında Kırmızı Bülten yayınladı[SO8] . Lakin Lübnan vatandaşlarını iade etmeyen bir yapıya sahip. Lakin Japon mahkemelerinin bu suçlamaları Lübnan ‘da davaya dönüşebilirdi. Ghosn bu noktada herhangi bir itirazda bulunmuyor, aksine güvendiği bir mahkemede kendisini savunmak istiyordu.


Ghosn ‘un Lübnan ‘a geldiği zamanlar tam da ülkenin karşıklık içinde olduğu zamanlara denk geldi. Bir zamanlar dünyanın istediği yerine gidebbiilirken şimdi ise Lbnan gibi iç karşıklıkların ve neredeyse çökmüş bir yerde kapana kısılmış gibiydi.


Ghosn Lübnan vatandaşı olmasına ve Lübnan ‘da ikamet etmesine rağmen, Nissan dava dosyasını [SO9] Fransa ‘ya göndermiştir. Ayrıca hakkında kırmızı bülten çıkardı.


Lübnan da bunun üzerine Carlos Ghosn ‘un pasaportuna el koymuş ve Lübnan ‘ı terketmesini yasaklamıştır.


Ghosn ‘a göre, davaya konu dosyalrın büyük çoğunluğu kendisinin Lüban ‘daki ofisinden Nissan yetkililerinin organizasyonu ile çalınmıştı.


Fransa ‘da açılan mahkemeden dolayı Fransız savcılar Ghosn ile irtibata geçiyorlar ve kendisi görüşmek istiyorlar. Ghosn da onlarla görüşmek istiyor ve Lübnan ‘da bir araya gelip Lübnanlı yetkililer huzurunda 3 günlük bir toplantı yapıyorlar. Yetkililer, Ghosn ‘un Fransa ‘da yargılanmasını talep ediyorlar ama bu Ghosn Kırmızı Bülten ile yargılandığı için Lübnan ‘lı yetkililer ile işbirliğini gerektiriyordu. Lakin Ghosn tam da o günlerde Amerika ‘daki bir gazetede hakkında yeni ve gizli bir soruşturma ve yakalama kararının olduğunu öğrendi. Tam da Fransa ‘daki seçimlerin arefesinde. Ghosn burada gizli bir ajandanın olduğunu anladı ve anlaşmaya yanaşmadı [#05].



Ghosn ‘u Kaçıran Ekip Yakalanıyor

Japonya ‘nın çıkardığı kırmızı bülten üzerine Mayıs 2020 ‘de Michael Taylor ve oğlunu Amerika ‘lı yetkililer yakalayıp Japonya ‘ya teslim ettiler. Michael 2 yıl hapis alırken oğlu 20 ay hapis cezası aldı.


Taylor ‘a bu iş için 1 milyon dolar verildiği ve ödemenin banka trasnferi ve Bitcoin gibi farklı kanallardan yapıldığı düşünülüyor.



Ghosn Karşı Dava Açıyor

Carlos Ghosn, belirli bir süre delil topladıktan sonra, Nissan ‘a 1 Milyar dolar değerinde rekor bir tazminat davası açıyor [#25].


Ghosn, Nissan kendi davasından vazgeçse bile yolundan dönmeyeceğini ve itibarını geri almak için elinden geleni yapacağını belirtiyor.


Ghosn Açtığı davada 11 kişi ve 3 firmayı suçluyor [#25];

  1. Nissan

  2. Hukuk Firması Latham & Watkins

  3. Beyrut ‘taki konutunu satınalan Nissan ‘ın yan kuruluşu Phoinos Investments



Carlos Ghosn ‘un Gidişi Sonrası Alliance ‘ın Durumu

Renault ve Nissan ‘ın uzun dönem başarılı birlikteliği sonrası, Mitsubishi ‘nin de bu birlikteliğe katılması arefesinde, Alliance yönetimi Ghosn ‘un bu birliğin başına geçmesinin sürecin sağlıklı yürümesi açısından elzem olduğunu söyledi ve Ghosn ‘u birliğin başına geçirdi. Böylelikle bu Renault & Nissan & Mitsubishi Alliance dünyanın en büyük otomotiv grubunu oldu[SO10] [#05].


Fakat sadece 4 ay sonra sözkonusu dava açıldı [SO11] ve Ghosn yüzüstü bırakıldı.


Ghosn ‘un gidişi ile Alliance ciddi bir çöküş yaşadı. Bunun en büyük sebebi güvenin yokolmasıydı.



Nissan ‘da Ghosn Sonrası

Renault & Nissan ortaklığı bu operasyondan sonra yaklaşık 33 Milyar Dolarlaık bir değer düşüşü yaşadılar [#22].


Yönetimin önemli noktalarını değiştiren Nissan yönetimi, sektör tecrübesi sıfır veya az olan, eskisi ile karşılaştırılamayacak bir ekip kurdu [#22].


Bunun yanında Nissan ‘daki iki değerli üst düzey yönetici Hyundai ve Jeep ‘e gitti [#22];

  1. José Muñoz – Hyundai COO

  2. Christian Meunier – Jeep CEO


Piyasada konuşulanlar ise, Nissan ‘ın değeri daha da düşmeden Renault ‘un bu oryaklıktaki %42 olan payını %15 ‘e kadar çekeceği [#22].


Renault son zamanlar yanına yeni Çin ‘li ortaklar arayışında [#22].



Ghosn ‘un Özeleştirisi

Ghosn geriye dönüp baktığında, 2009 yılında daha Tesla Elon Musk ‘un elinde yeni yeni gelişirken kendisi de bu alanda bir firma kurup geliştirebilirdi. Ki kuvvetle muhtemel başarılı da olurdu, hiç olmazsa bugünleri yaşamazdı.



Özetle...

Pire için yorgan yakmak...

Dünyanın en köklü otomotiv firmalarından birinin, sırf kurduğu Alliance ‘ın CEO ‘sundan kurtulmak adına kalkıştığı bu hareket, bence amacını düşünemediği kadar aşmış, ve kendisine dehiç yaramamış yanlış bir operasyon.


Nissan ‘ı düştüğü iflas çukurundan çıkarmış, dünyanın sayılı firmaları içine sokmuş, milyarlarca dolar kar etmesini sağlamış CEO ‘suna bunu yapan firmanın, diğer personellerine ve dahi paydaşlarına neler yapabileceğini bir düşünün... Belli ki koskoca Nissan bunu düşünememiş...


Bu aynı zamanda Japonya ‘da expat olan çalışan herkes için bir sarı ışık mahiyetindedir. Japon Hükümeti eğer bu olayın psikolojik sonuçlarını bir araştırsa, kanımca başlıkları çok trajik raporlar ile karşılaşacaktır.


Süreci açıklayan en güzel söz ise, olayların en yakın tanıklarından avukat Ravinder Passi ‘den geliyor: “Akıl hastanesini ele geçiren deliler...” [#23]


Ghosn ‘a gelince;

Ghosn şu an Lübnan ‘da Nissan ile savaşmaya devam erdeken diğer yandan da danışmanlık ve diğer faaliyetlerini sürdürmekte. Tekrar otomotiv endüstrisine CEO olarak dönmeyi düşünmüyor ama destek vermeye devam edeceğini söylüyor. Özellikle de Lübnan ‘ın desteğe ihiyacı olduğunu söylüyor.


Kim bilir, belki bir gün Carlos Ghosn ‘u Lübnan ‘da bir bakan veya Başbakan olarak görebiliriz...




 

Carlos Ghosn Hakkındaki Kitaplar ve Filmler


Carlos Ghosn ile ilgili kitaplar


Carlos Ghosn ile ilgili filmler

 

Kaynaklar

 

Fotoğraflar

 


15 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kommentare


bottom of page